FİLİPİNLER

FİLİPİNLER – DÜNYA GÖZÜYLE CENNET

Başlıktan da anlayacağınız üzere, dünya gözüyle cenneti görmek isteyenleri ama bu nasıl yapacağını, nereden başlayacağını bilemeyenleri şöööyle bir yazımıza alalım:

NEDEN FİLİPİNLER?

Onok Adası

İlk defa, küçükken seyahat dergilerinin sayfalarını çevirirken aklımıza düşen, büyüyene kadar aklımızda bir hayal olarak kalan, büyüyünce de kendimizi ‘nasıl ederiz, nasıl gideriz’i araştırırken ve gitmek için para biriktirirken bulduğumuz, turkuaz ve berrak denizi, küçük bir kara parçası üzerinde bile bitebilen palmiyeleri ve sıcakkanlı insanlarıyla bizi kendine çeken ülke; Filipinler..

Cambugahay Şelalesi – Siquijor Adası

7641 ada ve adacıktan oluşan bu Güneydoğu Asya ülkesi, Kamboçya’dan sonra geçmek için ucuz uçak bileti uğruna 24 saat uçsak da bizi asla pişman etmedi. (Sövdüğümüz bir kaç durum olmadı mı, oldu ama oraya yeri gelince değineceğiz) Kafanıza sinsice giren Filipinler’e gitme fikrinin, eğer bizim gibi, küçükken internet yerine (olmadığından) dergilerle haşır neşir bir nesil değilseniz, görmüş yada izlemiş olduğunuz sosyal medya mecralarındaki inanılmaz güzellikteki manzaralardan girdiğini az çok tahmin edebiliyoruz. Bunun yanı sıra, Filipinler’de yapılabilecek o kadar aktivite var ki, ülke turizm reklam sloganı olarak ” It’s more fun in the Philippines ” yani Türkçe’ye çevirirsek yaklaşık olarak ”Filipinler’de daha fazla eğlence var” ı seçmiş. Yani ülke sadece doğal güzellikler itibariyle piyango vurmuş bir ülke değil, aynı zamanda da yapılabilecek aktiviteleri ile de kendine emek vermiş.

FİLİPİNLER UCUZ MU? PARA BİRİMLERİ NEDİR?

Pat diye olaya paradan girdik. Çünkü biliyoruz ki, parasız gezilmiyor. Lakin bir şeyin ucuz ya da pahalı olması kişiye göre değişecek kavramlar olduğundan bu soruya net bir cevap vermek mümkün değil. Biz yine de bir kıyaslama yaparak konuyu aydınlatalım. Filipinler, Avrupa ülkelerinden ucuz, ancak Asya ülkelerine göre pahalı bir ülke. Özellikle Kamboçya sonrası gittiğimizden parasal anlamda ‘nerden düştük biz buraya’ afallamasını yaşamadık değil.

Para birimleri Filipinler Pesosu. (PHP) Biz yanımızda dolarla gidip, havaalanında Filipinler Pesosuna çevirmiştik paramızı. Çoğunlukla da turlarda ve aktivitelerde peso kabul ediliyor ve nakit ödeme yapmanız isteniyor. Normalde havaalanındaki kurlar ile şehir içi kurlar daha farklıdır ama Filipinler’de hemen hemen aynıydı. Bir de çok turistik olmayan bir bölgeye gidecekseniz Atm sıkıntısı çekmemeniz adına, mutlaka harcama ihtimaliniz olacak bir miktar parayı yanınıza alın.

HANGİ DİL KONUŞULUYOR? İNGİLİZCE BİLİYORLAR MI?

Filipince ve İngilizce ülkedeki resmi diller. Şehirlerde ve turistik bölgelerde İngilizce bilme oranı baya yüksek. Biz ayağımızı Filipinler’e basar basmaz sokak keşfine çıktığımız bir vakit, liseli Filipinli gençlerin İngilizce sorularına maruz kaldık hemen 😀 Elimizde kamera olması ve bir vlogger edasında bakınmalarımızın etkisi büyük bunda tabi.. 😀

Daha kırsal ve bakir yerlerde ise İngilizce bilme oranı epey düşüyor. Mesela Balabac’daki tur rehberimiz İngilizce bilmiyordu ve bu da yediğimiz gollerden biriydi. Ama onunla da vücut dilimizi konuşturduk 😀

Bu arada İspanyolca biliyorsanız çok şanslısınız. Çünkü Filipinler eski İspanyol sömürgesi olduğu için, İspanyolcadan geçmiş birçok kelime var Filipincede. Hatta Balabac gençliğinin kendi aralarında geçen sohbetleri Seçkin’in orta seviye İspanyolcası ile bile anlıyorduk 😀

VİZE VAR MI, VİZE?

Filipinler, Türk vatandaşlarından 2020 yılı itibariyle vize istemeyen 91 ülkeden biri. 30 gün boyunca ülkeyi vizesiz gezebiliyorsunuz. Ülkeye giriş yaparken bazen dönüş biletinizin de sorulduğu durumlar yaşanabiliyormuş. Bu da aklınızda bulunsun.

Gittiniz Filipinler’e. 30 gününüz doldu ve daha fazla kalmak istiyorsunuz diyelim ki. O zaman bir göçmenlik bürosuna gidip başvuru yapıyorsunuz ve 60 dolar gibi bir ücret karşılığında 29 gün daha uzatabiliyorsunuz.

NE ZAMAN GİDELİM? FİLİPİNLER’İN İKLİMİ NASIL?

Mansalangan Sandbar

Filipinler’e gitme fikri sizi iyice ele geçirdi. Yatıp kalkıp bunun hayalini kuruyorsunuz. ”Peki ne zaman gitmeliyiz?” Zaman kısıtı olmayanların daha az kafasına takılacak olan bu soru, yıllık izin kullananlar için beyin kemirir nitelikte. Kimse 1-2 haftalık yıllık izninin, bol yağışlı, fırtınalı, tur iptallerine kadar götüren havaya denk gelip, çöpe gitmesini istemez.

Filipinler tropikal bir iklime sahip. Yani genel olarak sıcak ve nemli diyebiliriz. Yıllık sıcaklık ortalaması 26 derece. Sezonlarına göre konuşacak olursak, yağışlı sezon Haziran ve Ekim ayları arası. Bu dönem aynı zamanda kalabalıkların az, fiyatların ucuz olduğu düşük sezon olarak da geçiyor. Kuru sezonu ise 2’ye ayırabiliriz. Daha makul sıcaklık seviyelerinin olduğu Kasım ve Şubat ayları arası ile, yüksek sıcaklıkların kaydedildiği Mart ve Mayıs ayları arası.

Ama siz yine de bize spesifik bir zaman aralığı belirtin derseniz, Şubat ortası ile Mart ortasına kadar olan dönem Filipinler için en ideal zaman bize göre. Biz de zaten tam olarak bu aralıkta gittik. Bazı günlere bulutlu hava ile uyanıp, öğleden sonra güneş açtığını da gördük. Ama şunu da unutmamak gerek; Filipinler’de yağışlı sezonda tayfun ve yağmur görülme olasılığı daha yüksek olsa da, yağmur riski kuru sezonda da var. Sadece ihtimal daha düşük.

NE KADAR SÜRE AYIRMAK GEREK?

Başta da söylediğimiz gibi Filipinler 7641 ada ve adacıktan oluşan bir ülke. Dolayısıyla süresiz seyahat etmek gibi bir lüksünüz yoksa 1 aydan az, kısıtlı bir sürede tüm ülkeyi baştan sona görme şansınız yok. Bu yüzden belirleyeceğiniz sürede çok verim almaya çalışacaksınızdır. Ama tabi faydayı optimize etmek için de seyahati bir işkenceye dönüştürmenin bir anlamı yok. O zaman durumu daha net açıklamaya çalışalım:

Filipinler’in Türkiye’ye uzaklığı

Yolda geçireceğiniz süreler, rotanızı oluştururken baz almanız gereken en önemli nokta. Türkiye’den Filipinler’e aktarmasız olarak 12-13 saatte, aktarmalı ise 16-17 saatte uçuyorsunuz. E tabi bunun bir de dönüşü var.. Şehiriçi ve şehirlerarası ulaşım, adalara olan uçuş ve feribot sefer sürelerini de dikkate alırsak en az 2 gününüz yolda geçecek. Bu yüzden, tadın damakta kalmaması adına en az 10 günlük aktif gezme süresi ve 2 günde yolda geçecek süre dersek, toplamda en az 12 gün ayırmanızı tavsiye ederiz.

ROTAYI NASIL OLUŞTURALIM? NERELERİ GÖRELİM?

Santander Cebu

Rotayı belirlerken yukarıda bahsettiğimiz gibi en önemli konu süre. Kaç gün kalacağınıza bağlı olarak şekillenecek rotanızı hazırlarken, süre kısa bile olsa kendinize sormanız gereken 4 soru var:

1-Gerçekten görmek istediğim ve merak ettiğim yerler nereler?

2-Bu yerlere ulaşım süreleri ne kadar ?

3-Yol yorgunlukları sonucunda kendime ayırmak isteyeceğim dinlenme süreleri ne kadar olmalı?

4-Yapmak istediğim aktiviteler neler?

Bu sorulara vereceğiniz cevaplar rotanızı yavaş yavaş şekillendirmeye başlayacak. Kalış sürenize görede eleme ve eklemeleri rahatça yapabileceksiniz. Gelelim nereleri görelim kısmına..

Eğer ilk defa Filipinler’e gidecekseniz Palawan Adası’ndaki El Nido ve Coron Filipinler’in tüm doğal güzelliklerini size sonuna kadar yaşatacak yerler. Bu yüzden listenin başını çekiyorlar. Ancak şunu da ekleyelim ki, bunlar Filipinler denilince ilk akla gelen noktalar olduğu için çok turistik ve kalabalıklar.

El Nido’da hergün düzenlenen tekne turları sizi lagünlere, adalara, beyaz kum barlarına (sandbar) ve mağaralara götürüyor.

Coron ise, dünyanın en güzel dalış noktalarından biri olarak kabul ediliyor. Batık gemileri ise ayrı bir merak uyandırıyor. Eğer dalışa merakınız varsa Coron sizin için biçilmiş kaftan.

”Bıktık kalabalıklardan, biz ıssız adada yanımıza alacağımız 3 şey ile yaşamak istiyoruz bir süre” derseniz de, Palawan Adası’nın kuzeyine değil de, güneyine inip Balabac takım adalarını keşfedebilirsiniz.

Daha farklı arayışları olanlar içinse Cebu’nun güneyinde yer alan şelaleler bölgesini şiddetle öneririz. Instagram’a koyduğumuz fotoğrafları buraya da ekleyelim de biraz iştahınız kabarsın 😀

Son olarak da, gitmeyi kafaya koyduğunuz tarihleri belirlediyseniz, o tarihlere denk gelen bir festival olup olmadığını kontrol edin. Mesela, Ocak ayının 3. pazar günü Cebu City’de bulunacaksanız kültürel ve dini, bir o kadar da eğlenceli bir festival olan Sinulog Festivali’ne mutlaka katılın. Hindistan’daki Holy Fest’e benzeyen bu festivalde, sokakta yüzünüze boya süren sıcakkanlı Filipinolar ile kaynaşmanın tadına varın.

UÇAK BİLETİ FİYATLARI?

Seyahatinizin ilk pamuk eller cebe dedirten ve en yüksek maliyet kalemini oluşturacak yerine geldik. Filipinler’e Türkiye’den ne kadar uçarım? Normal şartlar altında (yani corona virüsü daha peydah olmamışken) Skyscanner‘a girip baktığınızda uçak bileti fiyatlarının kişi başı gidiş-dönüş 3000-4000 TL (500-600 USD) civarında olduğunu görürsünüz. Genelde uygun fiyatlı uçuşlar başkent Manila’ya oluyor. Diğer bir seçenek ise Clark-Luzon havaalanı. Oradan da uyguna bulabilirsiniz ancak bu havaalanı ülkeden çıkış yaparken ”terminal fee” olarak sizden 600 peso, bu havaalanını kullanarak ülke içi bir uçuş yapacaksanız da 150 peso alıyor. Ödemeyi yine havaalanında yapıyorsunuz. Bu durumu da yapacağınız hesaba katın. Biz bu havaalanı ile pek barışamadık ama:/ Şuraya ”bu uygulama hangi havaalanlarında geçerli?” diye bakacağınız bir link bırakıp, biraz puan toplayalım 😀

Biz Tayland gidiş, Filipinler dönüş biletini Black Friday’den kişi başı 2700 TL’ye almıştık. Eğer zaman sıkıntınız yoksa, belki bu şekilde rotanıza daha ucuza uçak bileti olan Filipinler’e yakın ülkeleri ekleyerek bu fiyatı daha aşağılara çekebilirsiniz. Hem de oralara kadar gitmişken 1-2 ülke daha görmüş olursunuz.

KONAKLAMA FİYATLARI?

Uçak biletini aldık. Sıra geldi konaklamaya. Yani seyahat bütçenizin bir diğer maliyet kalemine. Ama bu sefer o kadar da korkmayın çünkü eğer bizim gibi ”yapacağımız aktivite, kalacağımız yerden daha önemli” tarzı bir seyahat anlayışını benimsediyseniz, bu kalem en çok esnetebileceğiniz kalem olacak. Zaten Filipinler’deki konaklama mevzusu da bir o kadar esnek. Otelinden, hosteline, guesthouseundan çadırına kadar her bütçeye uygun alternatifler var. Biz gitmeden önce, El Nido hariç, tüm konaklamalarımızı Agoda ve Booking üzerinden ayarlamıştık. El Nido’ya varış süremizi kestiremediğimiz için, ”oraya varınca ayarlarız artık” demiştik.

Tüm Filipinler gezimiz boyunca ortalama oda başı gecelik maliyetimiz 80 TL(13 USD) idi. Çok fazla, lüks otel tercihimiz olmadığından tabiri caizse, başımızı koyacağımız bir yastık olsun, bir de kendimize ait bir banyo olsun, bizim için yeterliydi. 50 TL’ye kaldığımız yerler de oldu. En yüksek konaklama ücretini El Nido’da son dakika ayarladığımız yere verdik. O da 130 TL idi. Aşağıya da kaldığımız yerlerin linklerini bırakıyoruz ki güncel fiyatlarını görebilesiniz:

Puerto Princesa > Le mon Pension (1 gece kalacağımız ve saat 02:00 de kalkıp yola koyulacağımız için 1 yatak olsun bize yeter dediğimiz, vasat bir yerdi. Lavaboları tıkalıydı mesela:/)

El Nido > Bulul Garden Hotel (Burası son dakika kapısını çalarak bulduğumuz bir yer olmasına rağmen, baya nokta atışıydı. Çok temiz ve konforlu bir odaydı.)

Coron > Luis Bay Travellers Lodge (Burada sıkıntı, yatağın içine kadar giren karıncalardı. Onlarla uyuduk, onlarla kalktık. Çok ucuz ve hem merkeze, hem de tekne turlarının kalktığı noktaya yakın olduğu için tercih ettik. Daha iyisini yapabilirdik sanırız.)

Cebu > MDF Beach Resort (Burası da sıkıntı. Bu sefer sebebi, kaldığımız odanın içinde olmasa da hemen dışında gördüğümüz farelerdi:( 1 huzursuz gece geçirdik.)

Siquijor Adası > Tori’s Backpacker’s Paradise (Ah, burayı çok sevdik! Fiyat-performans oranı baya yüksekti bizim için. Hem deniz kenarında enfes gün batımı manzarasına yakınlığı ile, hem de salaş barında lezzetli yemek ve içecek fiyatlarının uygunluğu ile bizi mest etti. Çalışanları da çok yardımcı ve güler yüzlüydü.)

Cebu City > Hotel De Mercedes ( Son gecemizi burada geçirdik. Tipik ve eski bir otel. Oda genişti ancak eşyalar çok eskiydi. Zaten oda da çok vakit geçirmedik.)

Konaklamayı ayarlarken dikkat ettiğimiz bir diğer unsur da kalacağımız yerin ulaşım konusunda sıkıntı çekmeyeceğimiz bir noktada olması. Bu yüzden merkezi noktalara yürüme mesafelerinin geziyi işkenceye dönüştürecek uzunlukta olmamasına dikkat etmeye çalıştık. Bir de merkeze gitmek için ulaşıma ayrı ücret ödemek, ”o parayla zaten merkezi bir yerde kalırdık” demek istemediğimiz için.

Eğer Filipinler’e 2 arkadaş gidiyorsanız ve aynı odayı paylaşacaksanız zaten konaklama maliyetiniz 2’ye bölünecektir. Bu çok büyük bir avantaj tabi. Tekseniz bile, dorm tarzı hostelleri tercih ederek bu kalemi daha da aşağı çekebilirsiniz.

Airbnb, couchsurfing, workaway akla gelen diğer alternatifler..

ŞEHİR İÇİ/ADALAR ARASI ULAŞIMI NASIL SAĞLARIZ?

Uçaktan indiniz. İndiğiniz havaalanı Manila, Cebu gibi merkezi bir yer ise, gitmek istediğiniz yere ulaşmak için en mantıklı seçenek aslında Grab uygulaması ile taksi çağırmak. Yoksa havaalanı önünden kalkan taksilere de binebilirsiniz. Ancak havaalanından çıkar çıkmaz size nereye gideceğinizi sorup, kazıklamak isteyecek çok taksici olacaktır. Bunlara dikkat edin. Bir de mesela, Cebu City’de indiğimiz havaalanında sarı taksi ve beyaz taksi gibi bir olay vardı. Beyaz taksiler, taksimetreyi 40 pesodan açıyor ve kilometre başına 13,50 peso, 2 dakikalık bekleme süresi içinse 2 peso arttırarak sizi gideceğiniz yere götürüyor. Sarı taksiler ise kapıyı 70 pesodan açıp, 300 metre başına 4 peso arttırıyor. Artık hesabınızı siz yapın. Eğer havaalanında sizin gibi gideceğiniz yere ya da yakınına gitmek isteyen bir çift arkadaş ile tanışmışsanız maliyet anlamında işler çok daha kolaylaşır.

Taksi tarife ücretleri için bakınız:

Manila > https://www.manila-airport.net/taxi.php

Cebu > https://www.cebu-airport.com/taxi.php

Bir diğer seçenek ise, kısa mesafeler veya belirlediğiniz bir rotada tur yaptırması için kullanacağınız tricycle ve tuktuklar. Uyarımız, ilk başta sürücünün söyleyeceği fiyatı asla ama asla vermeyin ve önden PAZARLIK edin! Mesela biz Puerto Princesa havaalanından konaklayacağımız yere gitmek için vereceğimiz ücretin, pazarlık ile neredeyse yarısına anlaştık.

”Zamanım bol, param az” diyorsanız ve adadan adaya geçmeyecekseniz diğer seçeneklerde otobüs ve vanlar. Biz mesela, Cebu şehrindeki otobüs terminaline gidip, Cebu’nun güneyindeki Santander bölgesine gitmek için otobüse kişi başı 170 peso gibi bir ücret vermiştik. Vanı ise, Puerto Princesa’dan (otobüs terminalinden biniyorsunuz) El Nido’ya gitmek için kullandık ve kişi başı 550 peso verdik. Yalnız yollar çok virajli ve şoförler hızlı ve öfkeli :D. Bir de üstüne bizim gibi akşam yolculuk edecekseniz adrenalin tavan olacak, bizden söylemesi..

Gelelim bu bol adalı ülkede denizler arası ulaşıma. Denizaltıya binmeyeceğinize göre ya feribot ya da uçakla gideceksiniz tabi ki. Uçaklar pırpır dediğimiz planörler. Size zaman kazandırması açısından tercih sebebi olabilir. Mutlaka, gideceğiniz uzak mesafeler için uçak ile diğer alternatif ulaşım aracı arasında fiyat-süre karşılaştırması yapın. Çünkü bazı durumlarda uçak çok daha mantıklı bir seçenek olabiliyor. Feribotu ise mesela El Nido’dan Coron’a geçmek için kullandık. Kişi başı yaklaşık 35 USD (1780 peso) verdik. Eğer ulaşım için feribot ve uçak kullanacaksanız, gözardı etmek istemeyeceğiniz bir diğer konu ise, hava durumuna (ya da başka bir şeye) bağlı olan rötarlar. Biz Coron’dan Cebu’ya uçak ile geçerken birkaç saatlik rötara maruz kalmıştık 🙁

Son olarak da diğer alternatifler, araba veya motor kiralama. Ancak bu alternatifleri fiyat açısından düşünürsek, büyük şehirlerde yapmanızı pek tavsiye etmeyiz. Ama mesela Palawan adası için araç kiralama güzel bir seçenek olabilir. Kimliğiniz ve bırakacağınız bir depozito ile kiralıyorsunuz. Günlük araba kiralama fiyatları 2000 peso civarı. Motor kiralama olayına ise Siquijor ve Siargao gibi adalar için girebilirsiniz. Siquijor adasında bir motoru B sınıfı ehliyetlerimizle 1,5 günü 450 pesoya kiralamıştık.

Şuraya yine nerden nereye kaç saatte, hangi ulaşım aracıyla, ne kadara gidebileceğinizi gösteren çok faydalı bir site bırakıyoruz:

https://www.rome2rio.com/

İNTERNET İŞİNİ NASIL ÇÖZERİZ?

Havaalanına geldiğiniz zaman alacağınız bir sim kart ile pıt diye çözersiniz. Globe ve Smart adında 2 adet firma var. Globe’un daha çok çektiğine dair de bir söylenti var ancak tam performans almayı da beklemeyin. Biz genelde konakladığımız yerlerin wifinı kullandık ama acil durumlar için de Smart sim kart aldık. 1 hafta boyunca geçerli 4 GB internet 350 peso yani 7 USD. 2 firmanında tarifelerine bakmak isterseniz de aşağıdaki linkleri kullanabilirsiniz:

Globe / https://www.globe.com.ph/international/traveler-sim.html

Smart/ https://smart.com.ph/Pages/TravelSIM

AŞI OLMAK GEREKLİ Mİ? SİNEK-BÖCEK ÇOK VAR MI?

”Filipinler’e gitmeden önce şu aşıyı olmalısınız” dedikleri bir aşı yok. Biz de herhangi, özel bir aşı yaptırmadan gittik. Şanslıyız ki, çok fazla sinek-böcek olayı ile de karşılaşmadık. Yine de yanınızda Off tarzı bir sinek savar bulundurmanızda fayda var. Bir de alerjik durumlara karşı alerji ilacınızı da yanınıza almayı unutmayın deriz.

YEMEK ÇEŞİTLERİ NASIL? FİLİPİNLER’E GİDERSEK AÇ KALIR MIYIZ?

Özel bir hassasiyetiniz yoksa Filipinler’de aç kalmazsınız. Filipinler bir ada ülkesi olduğundan doğal olarak deniz ürünleri ağırlıklı bir mutfakları var. Bu yüzden ”denizden babam çıksa yerimciler” burayı çok sevecek. Ancak ”ben balık sevmemciler” için de İtalyan mutfağından tutunda, hamburgercisine, sokak satıcılarına kadar birçok alternatif mevcut. Yemek konusunda pek sıkıntı yaşamasak da, El Nido tarafına geçeceğimiz gün midede bazı hareketlenmeler baş göstermedi değil.

Bir de ne yerseniz yiyin, yemeğin yancısı lapa bir pilav olacak. Tatsız tuzsuz bir pilav bu ve ekmek niyetine hatta kahvaltı da bile tüketiyorlar. Soya sosu geliyorsa yanına şanslısınız demektir. Pilava tat vermek için kullanabilirsiniz.

Diğer yerel lezzetler ise şöyle:

Balut

Balut; Filipinler’de, hatta diğer bazı Asya ülkelerinde de tüketilen, içerisinde döllenmiş embriyo bulunan ördek ya da tavuk yumurtası olan baya popüler bir yiyecek. İçinde neredeyse koşup oynayacak büyüklükte civcivlerin olduğu bu yumurtaları yemeyi bizim içimiz hiç el vermedi.

Tamilok; ağaç kurdu ya da gemi solucanı olarak bilinen, sirke ve sarımsak ile servis edilen bir yumuşakçaymış. Tadı istiridyeye benziyormuş diyorlar. Denemek yürek ister, yürek! Biz denemedik 😀

Chicharon; Cebu’nun güneyine giderken otobüste çok acıkıp, muz kızartması sanarak, herkesi çatır çutur yiyor görünce sürü psikolojisi ile aldığımız ama denemekten bin pişman olduğumuz, aslında İspanya’ya özgü bir yiyecek. Ağza atar atmaz ağır bir yağ kokusu aldığımız, ne olduğunu geç çeken internetin azizliği ile öğrendiğimiz domuz derisi kızartması 🙁 Bizim Bursa’da sıra sıra dizilmiş kestaneciler var ya hani, işte burada da chicharoncular var böyle sıra sıra. Tadı güzel bir şey sanıp, merakla alıp yedik. Neymiş, fazla merak iyi değilmiş 🙁

Suman tupig; deneyemediğimiz ama içimizde ukte kalan hindistan cevizi sütünde pişirilen ve muz yapraklarına sarılan pirinç keki.

Pan de coco; aslında Siargao Adası’na özgü içi hindistan cevizi dolgulu bir çeşit atıştırmalık ekmek. Ne yazık ki bu da ukte kalanlardan. Bir daha ki sefere diyoruz.

FİLİPİNLER TEHLİKELİ Mİ? İNSANLARI NASIL?

Şelalede bize içki ikram ettiler 😀

Bu seyahat boyunca tehlikeli bir durumla karşılaşmak bir yere dursun, tehlikenin T sini bile hissetmedik. Hatta insanları o kadar yardımsever ve sıcakkanlı ki, ”biz böyle bir halk daha görmedik” diyebiliriz. Sürekli gülümsemeleri, eğlence nedir bilmeleri ve size pozitiflik aşılamaları da cabası. Tabi bu durum daha çok kırsal kesimlerde böyle. Manila ve Cebu gibi metropol şehirlerde her türlü insanın bulunması sebebiyle temkinli olmakta fayda var. Hatta kısa süreli gezi planlayanlar Manila’da kalmasın bile. Zamanınız bolsa belki bir şans verilebilir bu keşmekeş şehire. Seçkin’in ilk Filipinler çıkartmasında anlattıkları pek de iç açıcı değildi ama ‘macera benim göbek adım’ diyorsanız sizin bileceğiniz iş.

PEKİ BİZİM ROTAMIZ NASILDI?

Tam olarak işte böyle:

Filipinler rotamıza Palawan Adası’ndaki Puerto Princesa’dan başladık. Öğleden sonra vardığımız için biraz şehir merkezinde vakit geçirdik. Sonra kaldığımız pansiyona dönüp geçirdiğimiz gecenin ardından, sabah 02:00’de uyanıp, 03:00’te bizi Balabac’a götürecek olan vanımız için hazırlandık. Van ile Buliluyan Port’a vardık. Buradan bindiğimiz tekne ile 4 gün 4 gece sürecek olan Balabac turumuz hemen başladı. Balabac’tan sonraki rota, tekrar Puerto Princesa üzerinden van ile El Nido idi. El Nido’ya akşam çok geç bir vakitte vardığımızdan yalnızca 2 gece 1 gün ayırabildik. Oradan Coron’a geçtik. Coron’da da 3 gün 3 gece kalıp Cebu City’e uçtuk. Hiç vakit kaybetmeden otobüs ile Cebu’nun güneyindeki Santander bölgesine indik. Vardığımızda çok güzel bir gün batımı karşıladı bizi. 1 gece geçirip ertesi sabah bölgedeki birbirinden güzel şelaleleri keşfedip hız kesmeden Siquijor Adası için yola koyulduk. 2 feribot 1 tricycle ile Siquijor Adası’na vardık ve burada da 3 gün geçirdikten sonra aynı rota üzerinden Cebu City’e geçtik. Aynı gün şehri keşfettikten sonra burada da 1 gece geçirip ertesi gün Manila’ya, oradan da Doha aktarmalı olarak Türkiye’ye döndük.

Rotamızın top’ı kesinlikle Balabac idi. Rotamızdaki en uzun süreyi burayı ayırdık ve cenneti dünya gözüyle gördük. Hatta ”bir gün yine geleceğiz” diyip ayrıldığımız bir yer daha oldu bizim için.

10 GÜNLÜK FİLİPİNLER SEYAHATİ NE KADARA PATLAR?

Siz buraya okumaya geldiniz ama biz bunun bir de videosunu yaptık. Son kısmında kalem kalem maliyetleri hesapladığımız Youtube videomuzu buraya bırakıyoruz:

FİLİPİNLER’E GİTMEDEN ÖNCE BİLMENİZ GEREKEN DİĞER AYRINTILAR:

  • Google üzerinden veya diğer uygulamalardan hesaplanan iki nokta arasındaki mesafelere tekabül eden sürelere 1-2 saat daha ekleyin. Özellikle otobüs ve minibüs(van) ile gidiyorsanız, yolda yolcu alıp indirmeler ve molalar olacaktır. Hatta bir keresinde Balabac’a giderken van sürücüsünün inip egzersiz yaptığına bile şahit olduk 😀
  • Özellikle ormanlara dalıp şelale kovalamaca oynayacaksanız, olmazsa olmaz, kaydırmaz bir deniz ayakkabısı işinizi fazlasıyla görecektir. Bunun yanında çabuk kuruyan havlulara da ihtiyacınız olacak.
  • İnternet için aldığınız sim karta fazla güvenmeyin. Her yerde verim alamayacağınızı bilin.
  • ”Ben her şeyi kaydederim, kamerasız çıkmam abi” diyorsanız tekne turlarında su geçirmez çantalara ihtiyacınız olacak. El Nido ve Coron’da fazlasıyla satılıyor.
  • Farketmeden bizim gibi haşlanmak istemiyorsanız ”yok ya güneş fazla yakmıyor” deyip güneş kreminizi sürmemezlik etmeyin. Biz Balabac’da neredeyse 2. derece yanık olduğumuzdan, güneş altında 10 saniye bile duramadığımız zamanlar oldu.
  • Filipinler’de priz konusu Türkiye ile aynı. Dönüştürücüye gerek yok. Ama elektronik ekipmanlarınızın şarjı için 3’lü prize ihtiyacınız olabilir.
  • Özel tur ayarlayacaksanız, yemeklerin nasıl olduğunu sorgulayın ve neleri yiyip neleri yemediğinizi mutlaka bildirin. Yemediğiniz yiyeceğin servis edilmesinin bir anlamı yok ne de olsa.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir