KÜBA

KÜBA 1 – HAYALLER ÜLKESİ

Bu yazımızda size biraz madalyonun aydınlık tarafından bahsetmek istiyoruz. Burada size genel bilgiler verip, KÜBA 2 – GERÇEKLER ÜLKESİ yazımızda ise deneyimlediğimiz, karşılaştığımız somut örneklerle oradaki yaşamın gerektirdiklerini ve bizim, yani tatil amaçlı oraya gitmiş kişilerin yaşadıklarını aktarmaya çalışacağız.

Küba’ya gitme niyetindeyseniz, bilgi edinmek için ilk başvuracağınız kaynak oraya gitmiş kişilerin bloglarını okumak. Belki şu anda bizimle buluşmanızı sağlayan şey de bu. Biz de, aynen sizin yaptığınız gibi, gitmeden önce çokça blog okuduk. Ancak gittikten sonra anladık ki, özellikle söz konusu ülke Küba gibi bir ‘hayaller ülkesi’ ise, ortalıkta türlü türlü bilgi dolaşıyor. Acayip bir bilgi eksikliği ve karmaşası var. Hangisine inanıp planlama yapacağınız elbette ki size kalmış. Ancak uyarmak isteriz ki, herkesin seyahat anlayışı ve bakış açısı birbirinden farklı. Biz, Küba için, ne kadar kendisine hayran olsak da, mümkün olduğunca at gözlüklerimizi çıkarıp, eğri oturup doğru konuşmaya çalışacağız. Kısacası, değerlendirmelerimizde objektif olacağız.

Gençler sistemi tartışıyor 🙂

Onca baskıya ve Amerikan ambargosuna rağmen, hele ki Amerika’nın burnunun dibinde, yarım asrı aşkın, Fidel Castro çapasıyla sosyalizmden milim sapmayan Küba’nın, bu çapa ortadan kalkınca ne tarafa yol alacağı sorusu yavaş yavaş şekillenmiş durumda.

Küba’da zaman, 1950’lerde ya da bir film setindeymişsiniz havasında geçiyor. Tam bir açık hava müzesi.

VİZE

Küba vize istiyor. Peki bu süreç nasıl ?

Hiç çile içermeyen, oldukça basit bir süreç. Buradaki adımları uygulayarak, her şeyi mail ile hallediyorsunuz. Ücreti gönderiyorsunuz ve vizeniz 2-3 gün sonra kargoyla kapınıza geliyor.  Bunu yazarken biz bile hala inanamıyoruz, fakat süreç gerçekten bu kadar kolay. Alacağınız vize 6 ay içinde 30 gün bulunmanıza olanak veriyor. 1 aydan fazla kalacaksanız, ikinci bir vize almanız gerek. Ayrıca vizelerin tek girişli olduğunu unutmamak gerek. ‘Ben bir Meksika, Dominik yapıp, geleyim tekrar’ derseniz o vizeyle giriş yapamazsınız.

İKLİM

Tropikal. Fakat kafalardaki ‘tropikal’ anlamı her zaman güneşli anlamında değil. Tropikal fırtınaların, dolu gibi yağmurların olduğu zaman diliminde gitmek istemezsiniz doğal olarak. Haziran-Ekim ayları arası uzak durulması gereken bir dönem. İdeali ise Mart ve Nisan ayları diyebiliriz. Seçkin ilk gidişini Nisan ayında yapmış ve aşırı sıcaktan gezememe sıkıntısı yaşamıştı. Ama ikinci gidişimiz Kasım ayında yani sıkıntı sezonunun bitiminde olduğundan daha rahat, yumuşak, tatlı bir sıcaklık olmasına rağmen, günlük güneşlikken de birden kapkara olan zamanları oldukça yaşadık.  

Varadero

Gidilmeyecek sezon ile gidilecek sezonun ortasında bir tarihte gitmekte yarar var. Hem turist bakımından çok yoğun olmaz hem de konaklama fiyatları yüksek olmaz.  

PARA BİRİMLERİ SORUNSALI

Ülkede iki para birimi var : 1 CUC (Convertible Peso) = 25 CUP (Cubana Peso)

CUC daha çok turistin harcadığı para birimi, CUP ise kendi aralarında kullandıkları para birimi. Ha bu demek değil ki sadece turist CUC ya da sadece onlar CUP kullanacak. Her iki para birimi de iki tarafça kullanılıyor.

Dev hizmet! Aşağıda CUC değerleri ve kaç CUP ettiği değerleri fotoğrafladık:

Kafaları çok da karıştırmaya gerek yok. CUP yokmuş gibi yapalım. CUC olarak düşünelim.

1 EUR:  1,02 CUC (1000 EUR bozdurursanız 1020 CUC alırsınız)

1 USD: 0,91 CUC üstüne bir de %10 kesinti (1000 USD bozdurursanız 810 CUC alırsınız)

Yani bütçenizi ve kendinizi, Avrupa’ya gelmiş ve EUR harcayacakmış gibi hazırlayın.

Hangi şehirdeyseniz para bozdurmak için CADECA (Casa de Cambio ) isimli devlete bağlı döviz büroları mevcut. Fakat önünde büyük kuyruklar oluyor. O yüzden siz, ülke içi döviz bozdurma kurlarında oynama olmadığı için ülkeye gelir gelmez hemen havaalanında paranızı bozdurun. Bizce para bozdurma işlemini havaalanında fazlasıyla yapın. Şehir içlerinde bu işlemle uğraşmak zorunda kalmayın. Zaten kur her yerde sabit ve her yerde nakit gerekiyor.

Yanınızdaki nakit paranız bittiyse, kredi kartından para çekmek çok güç. Siz kredi kartı çıkarınca ilk önce bir suratları düşüyor, pos cihazını kullanmamak için bin bir türlü mazeret sunuyorlar : ‘Yok çalışmıyor, ama hat yok, olur ama şu kadar komisyon, ama komisyonu nakit vereceksin…’

Turistin yoğun olduğu bölgelerde (olmadığı bölge var da sanki) CUC yerine CUP kullandığını yazan, ucuzdur diyerek girdiğiniz mekanlar, kafe ve restoranlarda hesap yaptığınızda CUC‘ a eşdeğer bedel ödediğinizi fark ediyorsunuz. Bir de CUC ile alışveriş yapıp, CUP para üstü alabiliyorsunuz. Fakat su almak için girdiğimiz mini büfede, verdiğimiz CUP’u kabul etmeyip, CUC vermemizi talep eden, para seçen yerlilerle de temas kurmuşluğumuz da oldu.

Kesin bilgi: Küba pahalı bir ülke!

ÜLKE İÇİ ULAŞIM

Şehirlerarası ideal seçenek, yerel otobüs firması Viazul. Kendi sitesinden rotalara, sefer saatlerine ve fiyatlarına ulaşabilirsiniz.

Bunun yanında başka alternatiflerde mevcut. Örneğin Havana’dan Varadero’ya gideceksiniz. Viazul’un kişi başı 10 CUC fiyatı var. Sizin gibi oraya gidecek turist bulursanız, kişi başı yine aynı fiyatı verip taksi ile gitmeniz mümkün oluyor. Genelde Viazul terminallerinin hemen yanında bu tarz alternatifler kendini gösteriyor.

Şehirlerarası taksi seçeneği için bilmeniz gereken, Kübalıların devletin uygulamalarına karşı geliştirdiği bir çakallık var. Taksiye bindiğinizde bulunduğunuz şehirden doğal olarak ‘taksi’ tabelalı araç ile çıkıyorsunuz. Özellikle şehir çıkışlarında, polisler tarafından taksilerin evrakları kontrol ediliyor, bu yüzden taksiler durduruluyor.  Evrak kontrolünden sonra ise yola devam. Lakin bir yere kadar, sonra sizi sivil bir araca aktarıyorlar. Bu noktada ‘ulan neler oluyor, nereye götürülüyoruz, hayırdır?’ gibi kafalarda bin bir tilki dolaşıyor. Fakat sıkıntı yok! Geldiğiniz taksi geri dönüyor. Siz gideceğiniz şehrin plakasının bulunduğu sivil araç ile hedef noktasına ulaşıyorsunuz. Buradaki amaç, taksici için o kadar yol gidip bir de geri dönmenin benzin ve zaman kaybını telafi etmesi, hazırlanan sivil aracın sahibinin ise, müşteri bulma ve vergi (evrak) işleri sıkıntısı çekmeden taşıma yaparak komisyon alması. Win&Win bir durum.

Şehir içinde her yerde, faytonun bisiklet hali ile her yere gitmeniz mümkün. Taksiler ve cocotaksiler de mevcut yeter ki ücreti önden konuşun ve onların söylediğinin üçte birine çekin. Bizce şehir içi her yere yürüyün, yorulun.

Cocotaksiler
Burada tüm toplu taşıma araçlarını bir arada görebilirsiniz:)

KONAKLAMA :

Konaklama deyince akla ilk booking.com geliyor ister istemez. Eskiden yoktu. Seçkin’in ilk gidişi 2015 yılındaydı ve booking.com gibi sitelerde Melia Habana, Iberostar, Hotel Nacional gibi kalantor kallavi oteller yer alıyordu. Fakat zamanla o kadar gelişmiş ve yaygınlaşmış ki, 2018 yılındaki gidişimizde Airbnb’den rezervasyonunu yaptığımız bir Casa Particular’da kaldık.

Casa Particular ?

Kübalıların evinde, oradaki kalanlarla birlikte konaklama sistemi diyebiliriz. Genelde evler pasaj şeklinde ve bol oda barındırdığından odaları bu şekil kiralıyorlar. ‘Nerede bulacağım?’ diye dert etmenize gerek yok. Hangi şehirdeyseniz, o şehrin hangi bölgesinde kalacağınızı belirledikten sonra, herhangi bir sokağa girin ve kapısında mavi çapa şeklinde ‘Arrendador Divisa’ yazan her yer, konaklamaya hazır sizi bekliyor olacak.

Bunun yanında örneğin Havana’dan Trinidad’a Viazul otobüsü ile geldiniz. Otobüs terminaline yanaşır yanaşmaz onlarca insanı otobüsün çevresinde toplanmış, sizi kendi evinde kalmaya ikna etmek için birbirini yer vaziyette bulacaksınız. Eğer önceden yer ayarlamamışsanız bunlara şans verin. Fiyat kırmak için en ideal yer o kargaşa anı diyebiliriz. Normal bir konaklama, oda başı gecelik 25 CUC, eğer ev sahibinin size kahvaltı hazırlamasını da istiyorsanız kişi başı 5 CUC.

Trinidad’da kaldığımız yerin kahvaltısı

Genel fiyat skalası bu şekildeyken, size o karmaşada 30 CUC olarak yapışan ev sahibiyle, kahvaltı dahil 20 CUC’a anlaşabilmeniz çok mümkün. Anlaşamazsanız, başka ev sahibine gidermiş gibi yapın, sizi kaçırmamak için hemen anlaşıyorlar.

Eskiden bu tarz konaklamalar için mailleşme yapılırdı ve attığınız basit bir maile 3-5 gün cevap alamazdınız. Seçkin 2015 yılında Rolando’s Backpackers Hostel ile mailleşmiş fakat hiç cevap alamamıştı. Hatta gitmeden 1 hafta önce ‘Bak geliyorum haa, var mı memleketten istediğin kanks?’ maili bile yanıtsız kalmıştı. Oraya gidince anladı ki, cevap vermemişler ama kalmak istediği tarihe rezervasyon yapmışlar. Terasında çok güzel barı olan bu hostel, diğer gezginlerle de güzel bir kaynaşma ortamı sunan bir aile ortamı.

2018 seferimizde, ilk birkaç gün için Havana’da kalacağımız yeri önceden Airbnb’den ayarlamıştık ve iletişimimiz oldukça iyiydi. Çünkü Airbnb’de ev sahipleri için referans verme-alma durumu önemli olduğundan gerek hijyen, temizlik gerekse ev sahipliği, samimiyet açısından ve turistik kandırmacalar konusunda da, ‘oraya seni ben götüreyim, akşam yemekte bize katılın’ gibi yararınıza durumlar olabiliyor.

Ne yapacağınıza dair, bilgi ve ‘öyle mi yapsak böyle mi yapsak’ karmaşasından kafanızda plan yapamıyorsanız ya da bunu çok büyütüyorsanız, adeta Küba’dan canlı yayın yapan Emre Görür ile hemen iletişime geçmenizi öneririz.  10 yılı aşmış Küba’daki yaşantısı ile, adanın her yerinde istediğiniz konforda konaklama sorununuzu çözme amacı güden şuradaki sitesini kurmuş. Fakat bunun da ötesine geçip, yeme-içme-puro konularında çok güzel bilgiler veren ve adadaki şehirlerin adeta demosunu sunan içerikleri var. Biz Emre’yi geç keşfettik. Biz ettik, siz etmeyin. Küba’ya 3. Kez sefer düzenlersek eğer, mutlaka tanışacağız. Eğer Küba’ya seyahat düşünüyorsanız, bunu planlamaya dönüştürmek için gitmeden bir mail atarak hemen iletişime geçmenizi öneririz.

YEME – İÇME – PURO

Açık açık söyleyelim Küba mutfağı diye bir şey yok. Hele ki Meksika’dan Küba’ya geçmişseniz sokaklarda üzgün emoji ile dolaşıyorsunuz. Aralarında 1 saatlik bir mesafe olmasına rağmen, bari mutfak konusunda benzeşselerdi diye insan içinden geçirmiyor değil. Deniz ürünü, ülkemiz ile kıyaslanamayacak kadar ucuz olan ıstakozu (lobster)  yiyebildiğiniz kadar yemenizi öneririz.  

Istakoz 10 CUC
Karides 12 CUC
Istakoz+balık+karides toplam 21 CUC
2 Jumbo burgeri 1 CUC’a bulmak da var.

Yemek konusunda ne kadar fakirse, içme konusunda o kadar zengin diyebiliriz. Pina Colada, Cuba Libre, Daiquri, Mojito gibi rom bazlı kokteylleri ve Bucanero birası bir harika dostum. Bu arada Trinidad şehrine özgü La Canchanchara isimli bardan çıkma, aynı isimli bal-limon içerikli ilginç bir kokteylleri var (gülme efekti olarak da kullanabilirsiniz cancanharahah).

Mojito
La Canchanchara

Rom ve puro fiyatları devlet tekelinde olduğu için ülke genelinde sabit olmak zorunda. Rom fiyatları Havana Club 2,50 CUC ile 15 CUC arasında yıllanmışlığa ve hacme göre değişiyor.

Maleconda, günü birlikte batırdığımız şu şişe mesela 2,65 CUC.

Fakat puro mevzusu çok derin, türlü çakallıklar dönüyor. Bunun için sizi KÜBA 2 – GERÇEKLER ÜLKESİ yazımıza alalım hemen.

Puro satan resmi yerler olduğu gibi, kaçak olarak da sokakta her gencin kulağınıza fısıldar gibi söylediği bir kelime var: ‘Tobacco Tobacco…’. Bu sese kulak verebilirsiniz.

Bazı yerlerde puro ve romun ülke dışına çıkarma sınırı olduğu yazılıp çizilse de, iki gidişimizde de ne çantalarımıza baktılar, ne de başkalarının çantalarını aradıklarına şahit olduk. O yüzden uçağa vereceğiniz bagaja istediğiniz kadar puro ya da rom koyabilirsiniz. Bunun yanında, Küba’dan ayrılma vaktinizde, uçağınızı beklerken bile ‘eyvah hiç puro alamadım’ diye üzülmeyin. Uçaklara giriş bölümünde bile puro satan yerler var, hem de şehirdeki resmi yerlerle aynı fiyata. O yüzden, memlekete puro getirecekseniz, uçağa binerken bile istediğiniz miktarda alım yapabiliyorsunuz. Geziniz sırasında yanınızda ek yük taşımaya gerek yok.

Puro fiyatları nasıl diye Havana’da Capitolio’nun hemen arka sokağındaki resmi puro fabrika satış mağazasına (Fabrica de Tabacos Partagas) gittik. Güvenlik arkadaş bizim, öyle her şeye para saçan turist olmadığımızı anlamış olacak ki, mağazadan çıkarken bizi durdurup, size kaçak satabilirim diye zulasının yanına götürmüştü. Anlayacağınız herkesin size satmaya çalışacağı bir zulası olacak. Bunları değerlendirmenizi öneririz. Küba’dasınız! Bir yerli için puronun sahtesini yapmak, kaçırmaktan daha zordur büyük ihtimalle. (Adamların purosunun sahtesi bile bize orijinal hissi yaratmış olabilir, bilemiyoruz.)

‘İçtiğim puronun tütününü görmem lazım’ diyenler için, puro yaprağını tarladan alıp, sararak direkt ağzına atacaklar Vinales şehrini bir ziyaret etsin.

NERELERE GİDELİM, KAÇ GÜN KALALIM?

Öncelikle belirtelim ki, Küba dünyanın en güvenli bölgesi diyebiliriz. Güvenlik kaygısı yaşamadan yapamam ben diyorsanız, o gereksiz kaygıyı anca Havana’da yaşayabilirsiniz. Bir iki cümle ile şehirleri özetleyelim.  

Havana: İstanbul gibi her türden insan var. O yüzden sırf buraya bakıp Kübalılar için genelleme yapılmamalıdır.  Toplam 4 gün yeterli olacaktır. Hatta bir günde şehre 30 dakika uzaklıktaki doğu plajlarına (Playas del Este) gidip gelebilirsiniz.

Vinales (Pınar del Rio): Küba’nın, TRT’nin kaldırılan pazar sabahları Western dizi setindeymişsiniz hissini yaşatan şehri. 2-3 gün yeterli olacaktır. Puro için, tütün değirmeninin suyu buradan geliyor.

Varadero: Keşfedilmemiş Maldivler. Kesin bilgi: Her yer tatil köyü değil ! Kalacağınız gün sayısı; güneşin altında, beyaz kumların üstünde ve Karayip turkuaz suyunun karşısında, elinizde rom, ağzınızda puro ile yapacağınız tembellik ile doğru orantılı olarak değişkenlik gösterebilir.

Trinidad: Herkesin kafasında bir köy hayatı dekoru vardır. O dekorun sanatla buluştuğu yer.  2-3 gün yeterli olacaktır.

Cienfiegos: Ferah geniş caddeler, tenha sokaklar ile Küba’nın huzur veren mimarisi birleşmiş. En azından bir gecesini görün, iskele civarında her akşam olaylar olaylar. 1-2 gün yeterlidir.

Santa Clara: Che’nin mezarı burada. Devrimin son savaşı burada verilmiş. Ayrıca buranın yerlileri ilginçtir ki sarışın ya da açık tenli. 1 gün yeterli olacaktır.

Santiago de Cuba: Uzak. Çok istesek de 2 seferde de gidemediğimiz için çamur atmak istedik 🙂

Küba’nın hangi şehrine giderseniz, o şehri, sokak sokak yürüyerek gezin.

BONUS

Eski sinema binası

‘Küba’ ya gideceğim, fakat bir türlü tatil havasına giremiyorum, Küba kafam gelmiyor’ diye kafanızda sıkıntılar varsa, Küba ile ilgili gerek Batista dönemi, gerek devrim ve sonrasını kapsayan bir film listesi hazırladık.

  • 2008 yapımı Benicio del Toro’ nun başrolünü oynadığı ‘Che 1 Arjantin’ ve ‘Che 2 Gerilla’
  • 2012 yapımı ‘Havana’ da 7 gün’; her gününü başka bir yönetmenin yönettiği bu film de kimler yok ki!
  • 1999 yapımı ‘Buena Vista Social Club’ belgeseli. Küba’da hangi mekana giderseniz gidin o mekanda ya da yan mekan da çalgıcılar olacak ve her çalgıcının playlisti aynı, şarkıların %90’ı bu gruptan.
  • 2000 yapımı Javier Bardem’in başrol oynadığı ‘Karanlıktan Önce’
  • 2005 yapımı Andy Garcia’nın başrol oynadığı ‘The Lost City’: Batista rejimindeki Küba
  • 2005 yapımı ‘Barrio Cuba’
  • 1964 yapımı ‘Soy Cuba’
  • 1993 yapımı ‘Çilek ve Çikolata’
  • 1995 yapımı ‘Guantanamera’
  • 2002 yapımı ‘Fidel’

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir