TAYLAND

AYUTTHAYA – TAPINAKLAR ŞEHRİ

Ayutthaya, Bangkok şehir merkezine yaklaşık 1-1,5 saat uzaklıkta yer alan Tayland tarihinin eski başkentlerinden. UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne 1991 yılında giren bir şehir. Bangkok’un kalabalığından uzaklaşmak isteyenler için de huzurlu bir kaçış yeri.

400 yıldan uzun bir süre Siamlıların başkenti olan bu şehir, 1767 yılında Burmalıların istilası sonucu yakılıp yıkılınca terkedilmiştir. Hatta istila sırasında Burmalıların, bütün altın buda heykellerini eritip ülkelerine götürdüklerine dair rivayetler de var. Bugüne kadar 400 adet tapınaktan sadece 15 tanesi restore edilip ayakta tutulmaya çalışılmış. Hala da restorasyon devam etmekte.

Bu tarihi şehri kendi imkanlarınızla Bangkok’un kuzey otogarı olan Mo chit’ten (merkezden skytrain ile ya da Khao San Road tarafındaysanız 3 numaralı otobüslerle gidiliyor) otobüslerle 2 saatte, Hua Lamphong Railway Station’dan trenlerle 1,5 saatte (tabi oraya vardığınızda, tapınak alanına gidiş için 15-20 dk tuk tuk yolculuğunuz da olacak)  ya da satın alacağınız yerel turla gidebilirsiniz. Biz Khao San Road çevresindeki yerel tur acentelerinden 400 baht (13 USD) vererek bir tur satın aldık. Her türlü ulaşım, giriş ücretleri ve bir de öğlen yemeği bu fiyata dahildi. Bu fiyata rehber yok. Gerek de yok. Çünkü çakallık peşindeyiz. Başka grupların yanına yaklaşıp onların rehberlerine kulak kabartabilirsiniz 🙂

Ayutthaya tapınaklarının çoğu, çevreleyen nehirlerin oluşturduğu bir adacıkta bulunmakta. O yüzden tur, ilk olarak adacık dışında bulunan tapınağa getiriyor. İsmi Wat Phu Khao Thong Tapınağı (Golden Mount).

Wat Phu Khao Thong Tapınağı (Golden Mount)

Burma-Siam savaşından sonra, Burmalılar zaferi kutlamak için bu tapınağın inşaatına başlıyorlar. Fakat sonradan Burmalıları yenen Siamlılar inşaatın kalanına devam ediyor. Bunun sonucu olarak da, tapınak biraz ideoloji karmaşası yaşamış gibi tabanı Burma stili, gövdeden üstü ise Siam stili olarak tamamlanmış.

Daha sonra tur minibüsü bizi adanın içinde bırakıyor ve devasa tapınak kompleksine bizi salıyor. Tabi ki de her kompleksin bir gözdesi ve turistlerin fotoğrafını çekmek için sıra bekledikleri yerler hemen göze çarpıyor. ‘Neymiş o?’, ‘arkadaş önde de bi bakıp çıkacağım’ diye kalabalıkları yardığınızda ise, ‘aaa bu kafa burda mıymış?’  ifadesi ile gerçek bir şaşkınlık yaşamanız mümkün.

Wat Phra Mahathat Tapınağı

Bu kafanın da bir hikayesi varmış. Bu ikonikleşmiş Buda kafasından güç alınıyormuş. Çünkü, bu kafa savaş zamanında bir heykelden fırlamış ve bu ağaçta yer bulup et ile tırnak gibi ayrılmaz olmuşlar. O yüzden kafan kopsa dahi, umut edecekmişsin.

Kafadan ayrılıp tapınakların arasına dalınca karşınıza çeşit çeşit kukuletayı andıran Wat Phra Si Sanphet Tapınağı çıkıyor.

Tapınakların arasında gezerken, yağmadan, yakılıp yıkılan şehirden kalan bunlarsa, bu şehrin işgal edilmeden önceki hali nasılmış acaba diye düşünmeden edemiyor insan. Bir çok dikilitaş Pisa Kulesini de andırmıyor değil.

Wat Phra Ram Tapınağı

Tapınak komplekslerinin olmazsa olmazı burada da bir yatan Buda mevcut. Wat Lokayasutharam tapınağında yer alan bu Buda heykeli 37 metre uzunluğunda ve 8 metre yüksekliğindeymiş.

Genelde tapınak turları burada sonlanıp, Bangkok’ a dönüş buradan olduğundan bu bölüm, diğer bölümlere göre biraz kalabalık olabilir.

Tapınaklar dört bir yana dağılmış olduğundan site içinde bisiklet ya da tuk tuk ile gezme imkanınız oluyor. Fakat tur ile giderseniz, sizi her kompleksin kapısında bırakıyor. Genelde tur olayına soğuk olsak da, fiyat/performans/zaman verimi açısından burada çok mantıklı diyebiliriz.

Bangkok’un kalabalığı ve kargaşası sonrası burada geçireceğiniz bir gün, sizi ruhani olarak biraz dinginleştirebilir. Turun sonlanıp tekrar Bangkok’a dönmeniz akşam 17:00 civarı gibi oluyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir