TAYLAND

BANGKOK – BANGKOK’DA OLAN BANGKOK’DA KALIR!

Bangkok’u Guinness Rekorlar Kitabı’na sokan ilginç bir özelliği ile başlayalım. Ne mi? Orijinal ismi. Aslında Bangkok diye bilinen şehrin ismi 163 harften oluşuyormuş ve bu özelliği ile dünyanın en uzun isimli şehri ünvanına sahipmiş. Tam olarak ismi şu şekildeymiş :

“Krung Thep Mahanakhon Amon Rattanakosin Mahinthara Yuthaya Mahadilok Phop Noppharat Ratchathani Burirom Udomratchaniwet Mahasathan Amon Piman Awatan Sathit Sakkathattiya Witsanukam Prasit”

Bizim gibi Tayland’a Bangkok’dan giriş yapıyorsanız, size Bangkok’a inmeden daha uçakta göçmenlik (immigration) formu veriliyor. Üzerine pasaport bilgilerinizi, seyahat amacınızı, nerede ve kaç gün kalacağınızı yazıyorsunuz. Formaliteden ibaret ama ülkeden ayrılırken tekrar göstermeniz isteniyor. O yüzden bu formu kaybetmemeniz lazım.

İstanbul’dan Bangkok’a THY’nın direkt seferleri olduğu gibi, Etihad, Qatar, Emirates gibi Arap menşeili havayollarının aktarmalı uçuşları da bulunuyor. Fiyatlara gelirsek, Seçkin 2017 yılında Etihad Havayolları ile İstanbul’dan Bangkok’a gidiş dönüş 285 USD vermişti. 2019 yılında ise, Qatar Havayolları ile İstanbul’dan Bangkok’a sadece gidiş kişi başı 242 USD verdik. Eğer Asya tarafına gitmek istiyorsanız, ilgili havayollarının kampanyalarından haberdar olmak için bültenlerine mutlaka abone olun!

Ne zaman gitmeyelim?

Tayland’da iklim her zaman sıcak. Tek sorun Nisan-Kasım aylarında muson yağmurları alması. O yüzden Ocak-Şubat ayları biraz bunaltıcı da olsa yağmur görme olasılığınız düşük olur.  Gitmem lazım, ama yağmurlu sezona denk geliyor diyorsanız da, öyle karalar bağlamayın. Tatiliniz biraz ıslak geçer.

DÖVİZ KURU

Tayland’ın para birimi baht. 2019 şubat itibarı ile havaalanında 1 USD = 29,40 THB, şehir içinde ise 1 USD = 30,30 THB. Örneğin; 100 USD bozdurdunuz. Arada 100 baht bir fark oluyor. Sırf alım gücü açısından 100 bahtı değerlendirirsek, 1 kişinin bir öğünü diyebiliriz. Ya da hatrı sayılır uzaklığı olan bir taksi yolculuğu.  Bizce havaalanında, sizi şehre ulaştıracak ve önceliklerinizi karşılayabileceğiniz az bir miktar döviz bozdurmanız yeterli olacaktır.


ULAŞIM

Bangkok’a şehir dışından karayolu ile ulaşım için kullanılabilecek 3 otogar bulunuyor. Bunlar,  Kuzey (Mo Chit), Güney (Ekkamai) ve Doğu (Sai Tai Taling Chan). Bu otogarlardan Tayland içerisinde her şehre gidebileceğiniz gibi, çevre ülkelere de gidebiliyorsunuz.

Şehir içinde ise ulaşım üst üste yapılan yollarla sağlanıyor. Bir yol yapılmış, yeterli görülmemiş, üstüne bir üst yol daha yapılmış, zamanla yetersiz gelince, onun üstüne de bir üst yol daha yapılmış. Oldukça kaos ortamı sunan bir trafiğe sahip Bangkok’ta, seçenekler size bir yerden bir yere ‘nasıl giderim?’ derdi pek yaşatmıyor. 

Halk otobüsleri, taksi ve tuk-tuk gibi seçeneklerin yanında, viyadükler üzerinden giden Havaray, Metro ve Havaalanı Raylı Bağlantısı gibi birçok yere çabuk ve de ferah bir şekilde ulaşmanızı sağlayan gelişmiş raylı sistem ağları da mevcut. Diğer bir güzel ulaşım alternatifi ise, Chao Phraya Nehri boyunca çalışan tekneler. Bu vasıtaların kendi aralarındaki özelliklerinden kısaca bahsedelim:

Taksi

Taksiler değişik renklerde bulunuyorlar. Yeşil-sarı taksiler sürücülerin kendilerine ait araçları. Kırmızı-mavi taksiler ise şirketlere ait, sürücüler tarafından kiralanan standartları olan taksiler. Rengi ne olursa olsun, taksicinin taksimetreyi açmayı reddetme gibi huyu olabiliyor. En iyi yöntem, taksiyi durdurduktan sonra, nereye gitmek istediğinizi söyleyip “meter” demek. Taksici bunu ya kabul edecektir ya da fix bir fiyat söyleyecektir. Fix fiyat söylerse, size uyan bir tutara çekmeye çalışın ya da zaten arkasından hemen başka bir taksi gelecektir. Telefon uygulaması kullanarak taksi çağırmak da mümkün. Biz Grab uygulamasını çokça kullandık. Yalnız aynı yere, farklı saatlerde trafiğin durumuna göre farklı fiyatlar sunabiliyor.

Tuk-Tuk

Nedendir bilinmez ama tuk-tuklar çok çekici vasıta olarak görünseler de, tuk-tukçuların bize bir o kadar itici geldiğini itiraf edelim. Turistlere daima yüksek fiyatlar söylüyorlar ve de pazarlığa pek yanaşmıyorlar. Bangkok’un kirli havasının yanında, keşmekeş trafiğe, bu her tarafı açık tuk-tuklarla daldığınızda, her yeriniz egzost kokuları ve toz duman içinde kalabiliyorsunuz. Tabi avantajları da yok değil, yoğun olan Bangkok trafiğinde taksilere göre daha kıvrak bir biçimde hareket edebiliyorlar. Fakat yollar boşken tuk-tuk yolculuğu güzel oluyor.

Otobüs

Para tasarrufu yapmak isteyenler için en iyi seçenek halk otobüsleri.  Fakat tıkalı trafikte uzun süre bekleyebiliyorlar. Buna bağlı olarak da durağa gelmeleri uzun zaman alıyor.

Ödeme her otobüste bulunan biletçilere yapılıyor. Bilet fiyatları klimasız otobüsler için 5-10 baht, klimalı otobüsler içinse 10-30 baht arasında değişiyor.

Mesela Khao San Road’dan Sukhumvit’e gitmek için oldukça kullanışlı olan 2 nolu otobüs 24 saat hizmet veriyor. Bazı saatlerde 2 nolu otobüs ücretsiz oluyor ama o olayı tam da çözemedik. Eğer kullanacaksanız, otobüse bindiğinizden, sizden istenilmediği müddetçe para vermeyin 🙂

Havaray (BTS SkyTrain), Metro (MRT) ve Havaalanı Raylı Bağlantısı (Airport Rail Link)

Havaalanı Raylı Bağlantısı (Airport Rail Link), Suvarnabhumi Havaalanı’nın en alt katından 15 dk da bir kalkıyor. Ücreti de 45 baht.  Son istasyon olan Phaya Thai’ye ulaşmak yaklaşık 20 dakika sürüyor.

Metro (MRT) Tren istasyonundan başlayan ve de çeşitli noktalarda havaray ile kesişen tek hat ve oldukça modern.

Tüm bu araçlar için, jeton almak için istasyonlarda gişeler mevcut, fakat otomatları da kullanabilirsiniz. Jeton almak için otomattaki haritada gitmek istediğiniz istasyonu seçtiğiniz zaman yanında ödeme tutarı çıkıyor. Ödemeyi yaptıktan sonra size otomattan plastik bir jeton veriliyor. Giriş turnikelerinde bu plastik jetonu okutuyorsunuz. Sonra jetonu sakın ha atmayın! Gitmek istediğiniz istasyona geldiğinizde çıkış turnikelerinde kartınızı tekrar yuvaya sokun, bu sefer jeton turnikede kalacaktır.

Chao Phraya Nehri Tekneleri

Nehirde bayraksız, turuncu bayraklı, yeşil bayraklı, mavi bayraklı ve sarı bayraklı olmak üzere 5 hat bulunuyor. Bayraksız hat tüm duraklarda duruyor, diğer hatlar belirli duraklarda duruyor. Turist duraklarının çoğu turuncu bayraklı hat ve mavi bayraklı turist hattı üzerinde bulunuyor.

Ancak, tabi ki de bir şehri tanımanın en güzel yolu, sokak sokak yürümek. Mutlaka bir şehir haritası edinin ya da maps.me uygulamasını telefonunuza indirin ve mümkün olduğunca yürüyün.

Bunun dışında, Bangkok’da şehir içi ulaşım konusunda en ince ayrıntıya kadar bilgilenmek istiyorsanız, şuradaki makaleye bir göz atmanızı öneririz.

KONAKLAMA

Düşük bütçeli seyahat ettiğimizden tavsiyelerimiz hostel şeklinde. Bangkok genelinde hostel, apart, otel ve lüx otel gibi bir çok seçenek mevcut.

Otel tavsiyesi yapmadan önce, konaklamanızın konumunu belirlemeniz gerekiyor. Hem gündüz gezerken hem de gece dışarı çıktığınızda sizin işinizi kolaylaştırmalı. Havaalanından gelmek ya da oraya gitmek çantalarınızla çile olmamalı. Biz Khao San Road’un hemen paralel sokağı olan Rambuttri sokağında burada kaldık. Gecelik oda fiyatı 20 USD idi. Oda eski idi ama temizdi. Klima ve özel banyosu da vardı. Hem bize hitap eden eğlencenin tam ortasında ve sürekli bulunduğumuz bir alanda, çevresinde çokça gezi acentesi olması nedeniyle bilgi alma ve fiyat düşürebilme olanağımızın çok olması, hem de Bangkok’dan Siem Reap’a gideceğimiz otobüsün, sabah erken saatte buraya yakın bir yerden kalkacak olması sebebiyle burayı seçtik.

Tabi ki yatakhane tipi (dorm) odalarda kalacaksınız konaklama giderinizi gecelik 5-15 USD’a indirmeniz söz konusu. Eğer konaklamanızı biraz daha lüks şekilde yapmayı düşünürseniz, gökdelenlerin ve zengin muhitin yaşadığı Siam ve Sukhumvit bölgelerini tercih edebilirsiniz. Çok uluslu zincir otellerinin çoğu bu bölgede yer alıyor.

YEMEK

Thai mutfağı denilince akla gelen ilk yemekler Pad Thai ve Tom Yum.  Pad Thai, bir çeşit noodle diyebiliriz. Soya filizi, yumurta, yer fıstığı gibi tatlarla birleştirildikten sonra, üzerine karides, et, tavuk atılmasıyla yapılıyor. Üzerine çeşit çeşit sos, fındık taneleri serpiştirebiliyorsunuz. Tom Yum ise içinde bol değişik otlar, değişik etler ve balık olan karmakarışık bir çorba.  Bunların dışında ülke mutfağına ‘denizden ne çıksa yerim’ felsefesi hakim diyebiliriz.

Sokak yemeklerinin fiyatları 1-4 USD arası değişiyor.

Sokaklarda adım başı farklı farklı yemek satıcıları görebilmeniz mümkün. Bunun sebebi de, Taylandlıların evlerinde bizdeki gibi geleneksel mutfak anlayışının olmayışı. Bin bir çeşit değişik değişik yemek ve meyve var. ‘Bu ne ya, bu beni bozar’ demeyin, yiyin.  Yalnız ‘durian’ diye bir meyve var ki, uzak durmanız gereken tek şey o olabilir. Kokusu sebebiyle bir çok mekanda, otellerde ve uçaklarda yasaklı bir meyve. Tadını hiç sevmedik.

Bunun yanında turistler arasında çok popüler olan böcek, haşere yeme olayı var. Kraker gibi tadı olan bu böcekler, sağdan soldan kaldırımdan toplanmıyor. Çiftliklerde özel üretilip turistlere sunuluyor. Biraz show business diyebiliriz.

Size buradan restaurant önerisi yapmak isterdik. Fakat hep sokaklarda ve gece pazarlarında yiyip içtiğimiz için bir yer önerisi yapamıyoruz. Önerimiz; sokak satıcıları 🙂

INTERNET

Havaalanında iner inmez internet almak istiyorsanız, bagaj alma yerlerinde sıra sıra sim kart hizmeti veren operatörler mevcut. Tayland’da kaç gün kalacağınıza göre seçiyorsunuz. Biz Truemove-H operatöründen 8 gün geçerli  7GB AKN’li internete 300 Baht verdik.

İNSAN KARAKTERİ

Evet, insanları karakterli. Budist inancına göre, bu dünyada yapılan her şey, diğer dünya için bir yatırım değerinde.

Derin bir felsefesi olan bu konuyu, olabildiğince basite indirgersek; bu hayatta iyi bir insan olursam, kimsenin malında gözüm olmazsa, öteki dünyada çok mutlu ve zengin olurum. Bu bilinç daha çocuk yaşlardan aşılanıyor. O yüzden karşınızda mutlu, sizi kırmamak için ezilip büzülen, en küçük şey için bile teşekkür eden ve sürekli tebessüm eden çocuklar ve insanlar bulacaksınız.

Vize yok ama başım sıkışırsa nerelere gideyim?

Bangkok Büyükelçiliği

Adres: 61-1, Soi Chat San, Sutthisan Road, Huay Kwang, 10310 Bangkok, Thailand
Telefon:+66-2-355 54 86  ve +66-2-355 54 87
Fax:+66-2-274 72 61
E-Mail: embassy.bangkok@mfa.gov.tr

NELER YAPILIR, NERELERE GİDİLİR, GEZİLECEK YERLER?

+ÇARŞI-PAZAR-ALIŞVERİŞ

1) Yüzen Pazarlar  (Floating Market)

Bangkok çevresinde Damnoen Saduak, Amphawa, Taling Chan Market, Bang Nam Pheung, Tha Kha, Khlong Lat Mayom,  Bang Khu Wiang olmak üzere 7 adet yüzen pazar mevcut.  En ünlü olanı Damnoen Saduak Floating Market.

Damnoen Saduak yüzen pazarı, şehre yaklaşık 100 km uzaklıkta, tamamen turistler için yapılmış gibi bir hissiyat oluşturuyor. Her türlü eşya, meyve, yiyecek içecek ne isterseniz mevcut. Bazen siz tekne ile giderken, sizin teknenize yaklaşanlardan alışveriş yapabilirsiniz. Bazen de, tekneniz sizi kıyıya bırakıyor ve kıyı boyunca tahta platform üzerindeki, sabit alışveriş yerlerinden de alışveriş yapabiliyorsunuz.  Asıl olay tabi ki ‘hadi alışveriş yapalım’ mantığı değil, ortamın değişikliği.

Kendi imkanlarınız ile gitmek için biraz araştırma yapmakta fayda var. Yerini ve nasıl gidildiğini öğrenmenizden öte, bayağı bir erken davranmanız gerekiyor. Çünkü, Bangkok trafiğinin yanı sıra, yüzen marketlerin çoğu öğlen saatlerinde 12:00 gibi kapanıyor. Mesela, Tha Kha yüzen pazarı sadece hafta sonları açıldığı gibi, Bang Khu Wiang yüzen pazarının açık olduğu saatler sabah 04:00-07:00. O yüzden önerimiz,  ister günü birlik tur ayarlayın ister kendi başınıza gidin ama mutlaka kendi yaptığınız araştırmanın yanında, Khao San Road çevresinde bulunan acentelerden gideceğiniz yer ile ilgili gerekli bilgileri alın. Açık olduğu zamanlar kısıtlı olduğu için, buraya akın eden turistler nedeniyle nehirde trafik olmuyor değil.

2) Tren Yolu Pazarı (Maeklong Railway Market)

Bizce bu Pazar, başlı başına benzersiz bir deneyim. Tren raylarının üzerinde kuruluyor. Tren geldiği zaman herkes rayların üzerinden ayrılıyor, tezgahların tenteleri toplanıyor. Tren yolunun üzerinde duran tepsilerin boyu trenin alt kısmından daha kısa olduğu için tepsiler duruyor ve tren tepsilerin üstünden geçiyor. Tren geçince yine tenteler kuruluyor ve hiçbir şey olmamış gibi alışveriş devam ediyor.

Bangkok’a 70 km kadar bir uzaklığı bulunan bu pazara kendi imkanlarınızla gitmeyi düşünüyorsanız zaman sıkıntınızın olmaması lazım. Skytrain ile Victory Monument durağında inerek, bu alandaki minibüslerle gidilebiliyor. Ya da Skytrain ile Wongwian Yai istasyonunda inip, aynı isimli tren istasyonuna yürüyüp, buradan Mahachai’ye giden trenlere biniyorsunuz. 1 saat sonra Mahachai’de olduktan sonra buradan, nehrin karşı tarafındaki Ban Laem tren istasyonundan Maeklong yönüne, yine trene bineceksiniz. Evet, buraya kadar yeterince meşakkatli oldu. Fakat bu tren, direkt olarak pazarın içinden geçen tren. Son durağı Maeklong. 

Milyon tane Çinlinin fotoğrafını çekmeye çalışacağı trenin içinde siz olacaksınız. İstediğiniz hareketi yapmakta özgürsünüz 🙂 Ama tabi ki Khao San Road çevresindeki yerel tur acentelerinin düzenlediği turlarla da gitmek mümkün. Biz,  ‘zaman arttırabilirsek gidilecekler’ listemizin başında olan bu pazara gidemedik. Gidecekler için, yakın çevredeki Amphawa ve Damnoen Saduak yüzen pazarlarını da önermek isteriz. Tabi erken saatte olması koşulu ile.

3) Chatuchak Haftasonu Pazarı

Öncelikle bu pazar sadece Cumartesi ve Pazar günleri açık olduğu için, umarız Bangkok’da bulunduğunuz güne denk getirebilirsiniz. Burası gece marketleri gibi geniş bir alana yayılmış durumda ve hediyelik eşya, bitki, çiçek, yiyecek – içecek, elektronik, sahte marka eşya ve masaj tezgahları gibi geniş bir çeşitliliğe sahip.

Nasıl giderim derseniz, Khao San Road’dan 3 numaralı otobüs ile (sandığınızdan uzun sürebilir) ya da metro ile Kamphaeng Phet istasyonunda veya da skytrain ile Mo Chit istasyonunda inerek gidebilirsiniz.

4) Gece Pazarları (Night Market)

Bangkok’un dört bir yanında onlarca gece pazarı bulunmakta. Her gece pazarının mutlaka kendi karakteristik, diğerlerinden ayrılan bir özelliği oluyor. Ortak noktaları ise gece pazarı olmaları (hehe), yani saat 19:00’ dan önce giderseniz ortamda pek bir şey bulamayabilirsiniz. Genelde bir gece pazarından verim almak için en güzel saat 21:00-23:00 arası diyebiliriz. Hepsi birbirinden ışıltılı ve hepsinde türlü değişik yiyecek, giyim, elektronik, kozmetik … vs konu yelpazesi geniş bir pazar kültürü hakim.

Patpong (Gece Pazarı)

Işıklı ve hareketli bir alan, geniş ve uzun bir sokak düşünün. Bu sokağın ortasındaki alanda, her iki yöne doğru tezgahlar kuruluyor. Tezgah üzerinde satılacak ne varsa, giyecek, saat, elektronik, çanta, tişört, hediyelik… Her türlü markanın sahtelerini burada bulabilirsiniz. Fiyat sorduğunuzda, satıcılar sizi 3 saniye kesip (alım gücünüz analiz ediliyor), elindeki hesap makinasına bir rakam yazarak, size gösteriyor. Beğenmezseniz, hesap makinasını sizin elinize veriyor, sen yaz diyor. Utangaçlığı, asilliği bir kenara bırakıp en pis, çirkef halinizle sıkı pazarlık yapacağınız o yer işte burası. Biz sorduğumuz antika bir şemsiye için 800 baht fiyat almıştık. Sonra onu 15 dakika uğraş ile 150 bahta indirmiştik. Tam anlaştık, alacağımız sıra fark ettik ki, ceplerimizdeki toplam para 120 baht. ‘Hocam’ dedik, ‘120 baht çıktı.’  Şemsiyeyi alamadık tabi, fakat Thai dilinde ciddi laflar edindik  🙂

Sokağın ortasında pazar alanında bunlar gerçekleşirken her iki yakasında ise, bir çok bar türü, gece kulübü var. Bunlara ‘go-go bar’ deniliyor. Amsterdam’ da Red Light sokağı nasılsa, Bangkok’ da Patpong öyle diyebiliriz. Bu barlarda çalışan kadınlar(?), bikinileri ile mekan kapısında, bar tezgahının üstünde ya da mekan içindeki platformda dans ederek içeriye müşteri çekmeye çalışıyorlar. Buna ‘ping pong show’ deniyor. Mekanların birinci katında genellikle ping pong show yapılan kulüpler, üst katlarda da ‘mutlu sonla biten masaj’ salonları var. Yan sokaklarda da durum bundan farksız.  Etrafta, eğlenceden daha çok fuhuş sektörüne hizmet eden go-go barların ve mutlu sonla biten masaj salonlarının olmasına rağmen, pazarı gezmeye gelenlerin büyük çoğunluğunu aileler ya da çiftler oluşturuyor. Yani bir tarafta direk dansı yapan kızları, diğer tarafta ise çocuğu ile gezen aileleri aynı anda görebilirsiniz.

Adres olarak Patpong mahallesinde, Soi 1 caddesinde, Silom ve Suriwong arasında. Saat akşam 19:00 öncesinde giderseniz pek bir şey göremezsiniz.

Ratchada Rod Fai (Train Market)

Neredeyse iki futbol sahası büyüklüğünde (abartı olabilir) bir alana yayılmış rengarenk tenteler arasında türlü türlü yiyecek, içecek, ıvır zıvır, stantları arasında her şeyi almak, her şeyi yemek istiyorsunuz. Lakin bir yere kadar. Sonunda üzerinize yemek kokuları sinmiş bir şekilde dönüyorsunuz. Stantların yanı sıra, bar, restaurant, butik dükkan gibi mekanlarda mevcut. Önerimiz, pazarın hemen yanındaki katlı otoparkın tepesine çıkmak. Pazar içi kargaşanın verdiği heyecanlı eğlencenin yerini, manzara karşısında heyecanlı bir huzur kaplıyor.

Gitmek için metro ile Thailand Cultural Centre istasyonunda inerseniz Art in Paradise isimli AVM’nin hemen arkasında kalıyor.

Asiatique The Riverfront

Asiatique, liman bölgesinde kurulu bir üstü açık AVM olsa da,  akşam saatlerinde gece pazarına dönüşüyor. Diğer gece pazarlarına göre gelir seviyesi biraz yüksek diyebiliriz. Pazardan türlü türlü yiyecekler alıp nehir kenarında yemenizi öneririz. Gün batımı izlemek için de harika bir konumda bulunuyor. Gitmek için Skytrain ile Saphan Taksin istasyonunda inip, hemen alttaki Sathorn Limanından kalkan teknelere bineceksiniz.

Zamanı olanlar için, farklı karakterde değişik gece pazarı önerisi yapalım dedik: Talad Neon Night Market, Chang Chui Plane Night Market, Saphan Phut (Memorial Bridge) Night Market, Talad Nud Liab Duan Ramintra bizim zamansızlıktan dolayı gidemediğimiz ama listemizde olan gece marketleri. Umarız ki gidersiniz.

+ TAPINAKLAR

Tayland’da içerisinde budist manastırı, tapınaklar, halk evleri barındıran açık alandaki çok amaçlı yerlere Wat adı veriliyor. O yüzden gezdiğimiz tarihi tapınakların tamamının adı mutlaka ‘Wat’ ile başlıyor.

Tapınaklara girerken, ayakkabılarınızı çıkarmanız gerekiyor. Onlarca insan ve onun 2 katı kapı önüne gelişigüzel konulmuş ayakkabıya bakıp, ister istemez, ‘ayakkabıları çıkışta bulabilecek miyiz?’ hissiyatı uyanıyor içinizde. Erkekler uzun pantolon ve kollu gömlek, kadınlar uzun etek giymelidir. Uygun kıyafetiniz yoksa tapınak girişlerinde uyarılıyorsunuz, ama önemli değil. Hemen örtü, şal gibi şeyler veriyorlar, çıkışta da iade ediyorsunuz.

Bunun yanında tapınak bahçelerinde çokça lotus çiçeği göreceksiniz. Lotus çiçeği budizmde kutsal sayılan bir çiçek. Çamurlu sulak alanlarda yetişen lotus, bütün dış etkilerden korunur ve sürekli olarak, kendini temiz tutarak arınırmış. Bereket, doğum, cinsellik, saf tutku ve yeniden doğuşun simgesi olarak görülürmüş. Lotus tohumlarının, arzu ile kirlenmemiş hayatı temsil ettiğine inanılıyormuş.

Wat Phra Kaeo, Wat Pho ve Wat Arun birbirlerine yakın olmaları sebebiyle, Wat Traimit’de Chinatown’un içinde olması sebebiyle gitmeden önce kombinleyerek bir rota oluşturup gezmenizde fayda var. Kapanış saatlerine dikkat!

Wat Phra Kaew (Zümrüt Buda)

Büyük Saray kompleksinin içinde bulunan Zümrüt Buda, tek bir koyu yeşil yeşim taşından oyulmuş, 66 cm uzunluğundaki meditasyon duruşundaki Buda heykelidir.  Zümrüt Buda’nın, bulunduğu ülkeye refah getirdiği ve ülkenin koruyucusu olduğu kabul edilir. Büyük Saray Kompleksi 15:30’da kapandığından burayı listenin biraz başına almanızı öneririz.

Unutmadan! Bu alanda çokça çakal genco var. Sürekli size yapışıp,  ‘saray kapandı, gel seni gezdireyim acayip yerler biliyorum’ gibisinden yengeç yanaşmaları yapıyorlar. 2017’de de yapmışlardı, 2019’da da devam. Her seferinde ‘yav hee hee’ diye geçiştirdiğimizden, o yerler nereler bilemiyoruz. O yüzden bu gencolara aldırış etmeden, planınıza devam edin. Biz buraya, Bangkok’a Seçkin’in ikinci gelişi bile olsa, erken kapanması ve bu sürede turistlerin ve tur gruplarının aşırı kuyruk ve kalabalıklar oluşturması nedeniyle uğrayamadık. Biz ettik, siz etmeyin.

Wat Pho (Yatan Buda Tapınağı)

Wat Pho, Yatan Buda Tapınağı veya diğer adıyla ‘Temple of the Reclining Buddha’, Bangkok’un en eski ve en çok ilgi gören tapınaklarından birisi. Tarih ve tıp bilimini bir araya getirerek önemli bir meditasyon ve geleneksel masaj eğitim merkezi olan bu tapınak bazı kaynaklarda Tayland’ın ilk üniversitesi olarak geçiyor. Giriş 200 baht.

16. yüzyıl başlarında inşa edilmiş bu kompleks biraz büyük, içeride bir çok irili ufaklı tapınak barındırıyor. Aynı yerde daireler çizmeni mümkün.  Yatan Buda’yı bulmak için kalabalıkları takip etmeniz yeterli. En büyük dikitlere sahip olan ve girişinde en çok ayakkabı olan tapınağa ulaştınız. İçeri girdiniz. İçeride, 46 metre uzunluğunda, 15 metre yüksekliğinde, altın kaplamalı (Bize göre hepsi altın. Böylelikle onlara daha da hayran bakıyoruz.) bir buda heykeli bizi karşılıyor. Önden sıradanmış gibi görünse de, koridorda yürürken, görme açınız geliştikçe ne kadar devasa olduğunu görüyorsunuz.

Buda’nın Nirvana’ya ulaşmasının betimlendiği yatan heykelin hemen arkasında ise ilginç bir olay var. Duvarın dibine sıralanmış kaselere teker teker para atan insanlar göreceksiniz. Burada 108 tane kase var ve her kaseye birer para atarak, son kaseye attıktan sonra dilek ve şans dileniyormuş. Atılan her paranın tapınağın duvarlarında yankı sesi bile garip bir şekilde huzur veriyor insana. Bu 108 sayısı budizmde çok önemliymiş. Biraz zorlama rivayetler de yok değil. Mesela Sanskrit alfabesi 54 harften oluşuyor ve bunların her biri iki ayrı cinsi temsil ediyormuş. Yani, Shiva ve Shakti… 2 çarpı 54 eşittir 108.  Bunun yanında Budist tespihinde 108 tane boncuk varmış, insanın karşı koyması gereken 108 öldürücü arzu ve egoyu temsil ediyormuş. Dolayısıyla, bir insanın Nirvana’ya ulaşabilmesi için 108 nefis mücadelesi vermesi gerekiyormuş. Ayrıca insan bedeninde 108 enerji noktası olduğuna inanılıyormuş. Saymadık ama Yatan Buda’nın ayak tabanlarında da 108 sayısına atıfta bulunarak, sedef taşlarla, 108 olumlu sembol işlenmiş.

WAT ARUN

Wat Phra Kaeo ve Wat Pho’nun aksine şehri ikiye bölen nehrin diğer tarafındaki bu tapınak, ‘Temple of Dawn’ yani Şafak Tapınağı olarak anılıyor. Wat Pho’nun arka tarafında yer alan Tha Thien iskelesinden, sadece 2 Baht ödeyip feribota karşıya geçiyorsunuz. 5 dk süren bir nehir yolculuğu sonrası Wat Arun’dasınız. Akşam saat 17.30’a kadar ziyaret edilebiliyor. Giriş ücreti ise 50 Baht.

Tapınağa, Şafak Tapınağı denmesinin de bir sebebi var. Siyam İmparatorluğu’nun eski başkenti olan Ayuttyaha 1767 yılında Burma’lıların saldırıları sonucu yıkılınca, dönemin kralı yeni bir başkent kurma amacıyla bu bölgeye gelir. Tapınağın bulunduğu yere bir şafak vakti ulaştığında, bu noktaya bir tapınak yapılmasını ve buranın başkent olmasını emreder.

Wat Arun, beş kuleli renkli bir yapı ve neredeyse tepeden tırnağa fayans ve mozaikler ile inşa edilmiş. Bu fayans ve mozaiklerin kaynağı ise Çin’den gelen ticaret gemileri. Gemilere sırf ağırlık yapsın diye yüklenen kırık porselen parçaları birleştirilip tapınak süslenmiş.

Wat Traimit (Altın Buda Tapınağı)

Tapınağa girdiğinizde, duvarlarında, bu heykelin ilk bulunuş halinin fotoğraflarını görüyorsunuz ve perişan durumdaki heykelin, nasıl bu muhteşem, som altından yapılmış, 5,5 ton ağırlığında ve 3 metre yüksekliğindeki Altın Buda heykeline benzediğini düşünüyorsunuz ister istemez. Şöyle ki, işin içinde yine komşu ülke Burma saldırıları var. Ülke yönetiminin zayıfladığı dönemde, yağmalanma ihtimali endişesiyle, heykeli gizlemek için kille-çamurla sıvamışlar. Bu gizlenme o kadar başarılı bir şekilde yapılmış ki sıvanın altında gerçekten ne olduğu unutulmuş, çirkin bir heykel haline gelmiş. Kimsenin ilgisini çekmeden bulunduğu yerde yüzyıllarca kalmış ve unutulmuş. 1935 yılında Çin mahallesindeki tapınağın tasviyesi sırasında, bu tapınakta bulunan büyük toprak Buda heykeli bugünkü Wat Traimit tapınağına nakledilir. Heykel 20 yıl bir depoda kaldıktan sonra 1955 yılında başka bir yere nakledilirken düşer ve kırılır. Kırılma sonucu toprak heykelin içinden bugünkü ünlü 18 ayar som altından olan heykel çıkar.

Tapınağın diğer katlarında Çin mahallesi ve Altın Buda heykelinin bulunmasıyla ilgili hikayenin detaylarını içeren bir müze de bulunuyor. Gezmenizi tavsiye ederiz.

Tapınak, MRT metro hattının başlangıcı olan Hua Lamphong istasyonundan, Çin mahallesine doğru 10 dk yürüme ile varılıyor.

+ CHINATOWN

Çin Mahallesi denilince, kırmızı fon renginin üzerinde ışıltılı, kalabalık, her adımında bin bir ayrıntı olan bir cadde akla gelir. Amerikan filmlerinin bilinç altımızda yarattığı, pislik ve belalı karakterlerin sığındığı yerlermiş gibi, ‘şu restoranın camı kırılarak içeriden taramalı tüfekli adamlar zıplar mı’ endişesi bir yana, burası Bangkok’un içinde başka bir şehirdeymiş havası uyandırıyor. Upuzun, araç trafiği kadar yaya trafiğinin de hatrı sayılır olduğu bu caddede, sağlı sollu bir çok restaurantın yanı sıra, sokak satıcıları da her adımda stant kurmuş bekleşiyorlar. Sokak yemeği satıcılarının arasında dolaşırken, yemekleri veya tatlıları nasıl yaptıklarını izlemek bile ayrı bir ilginçlik. O kadar izledikten sonra da insan acıkıyor, her şeyi yemek içmek istiyor. Hele ki, önünde uzun kuyruklar olan sokak satıcılarında, kuyrukta bekleyen herkesi dağıtasınız gelmiyor değil. Her bütçeye ve damak tadına göre bir yer mutlaka bulursunuz, fakat tek sıkıntı, yüzlerce çeşit arasında kararsız kalmak. Bir de Ocak sonu ve Şubat başına denk gelen Çin Yeni Yılı’nda giderseniz, ejderhalı, aslanlı geçit törenlerinden oluşan gösterilere tanıklık edebilirsiniz.

Wat Traimit Tapınağı bu yol üzerinde olduğundan, ikisini birden ziyaret etmeyi ihmal etmeyin.

+ KHAO SAN ROAD ve RAMBUTTRI ROAD

Alışveriş dükkanlarından masaj salonlarına; gece kulüplerinden birbirinden güzel restaurantlara kadar her şeyin bulunduğu canlı bir yer olmasının yanında, düşük bütçeli gezginlerin konaklamalarını gerçekleştirdiği bir cadde. Eğer Khao San Road’a yakın kalıyorsanız, fast food zincirlerinden tutun da aklınıza gelebilecek bütün dünya mutfaklarına kadar tüm restaurantları bu çevrede bulabilirsiniz. Bangkok’da bütün gezginlerin uğrak noktası olan Khao San Road, eğlence ve gece hayatının gözbebeği diyebiliriz. Sabah saatlerinde trafiğe açılan bu sokaklar, akşam saatlerinde trafiğe kapatılıyor.

Rambuttri caddesi ise Khao San Road’a paralel bir cadde. Bu iki caddenin kitle karakterini yapacak olursak, Khao San Road, çılgın üniversite gençliğinin, Rambuttri caddesi ise üniversiteden mezun olmuş, adam olma yolunda adım atmak isteyen, çılgınlıktan ödün vermek istemeyen ama artık olgun da olmasının farkında olan gençliğin uğrak noktası.

Bu bölgede ayrıca Tayland’ın dört bir yanına (Pattaya, Chang Mai vs), adalarına (Koh Phangan, Koh Samui vs) ve çevre ülkelere (Siem Reap(Kamboçya), Vientiane(Laos) vs) otobüs bileti çok rahat bulma imkanınız oluyor.

+ BANGKOK GECE HAYATI

Bangkok’a gelmeden önce araştırma yaparsanız, gece hayatının fuhuştan ibaretmiş gibi bir algı olduğunu görürsünüz. Bu algıyı bir kenara bırakırsanız, Bangkok’un gece hayatı için her türlü bütçeye ve her kafaya göre eğlenebilecek mekanlar, sokaklar olduğunun bilinmesi gerekir. Bizim takıldığımız Khao San Road ve Rambuttri caddelerinde genelde sokak partileri konsepti hakim. Eline içkisini alan sokağa çıkmış. Mekanlara girmenize gerek yok. Metal müzikten pop ya da disco ve klasik müzikli bar tarzına kadar geniş bir yelpazesi var bu yan yana iki caddenin.

Bunun yanında biraz lüks gece hayatı isteyenler için de Bangkok dünyanın en çok roof top teras barına sahip şehri diyebiliriz. Sky Bar, Vertigo, Banyan Tree, Octave Roof Top, Park Society,Three Sixty, Above Eleven, Red Sky bu teras barlardan isim yapanları. Tabi buralarda kıyafet zorunluluğu da var. Buradan ayrıntılı roof top bar listelerine ulaşabilirsiniz.

Erkekler için konuşacak olursak, yani yukarıda bahsettiğimiz algıyı yaratan eğlence yerleri ise go-go barlar ve ping pong showlar. Bu tarz barlarda kadınlar(?) mekanın ortasındaki platform ya da bar tezgahına çıkıyor ve durdukları yerde dans edip müşteri bekliyor. Özellikle adresi Patpong gece pazarının arka sokaklarında ya da Sukhumvit caddesi üzerindeki Soi Cowboy ve Nana Plaza olan bu barlarda her şey mümkün. Bu caddelerde yürürken bir takım istenmeyen dokunuşlara da maruz kalabiliyorsunuz. Bilmeniz gereken en büyük husus gördüğünüz kadınlar, kadın olmayabilir. Lady-boy denen transseksüeller olabilir.

+ MASAJ

Tayland denince, akla ilk gelen konulardan biri masaj. Sokaklarda, her 15-20 metrede bir, masaj salonu görebilirsiniz. Ayak parmaklarınızdan başlayarak, şakaklarınıza kadar süren bu masajlar, yarım saat, 1 saat, 2 saat gibi ücret tarifesine göre istediğiniz uzunlukta olabiliyor. Fiyatlar 10-20 USD arası değişiyor. Masaj yumuşak dokunuşlarla değil, sert baskılarla yapılıyor. Kendinizi, yılların yorgunluğunu üzerinizden atmış gibi hissedebilirsiniz. Özellikle şehri yürüyerek gezmeyi sevenler, gece ayak masajı yaptırırken, rahatlamaktan bayılabilirler. Masaj bittiğinde ise, o ayaklarla yere basmak istemiyorsunuz.

+ ALTERNATİF GEZİLECEK YERLER

Bangkok’da çizginin dışına çıkmak, değişik bir şey yapmak istiyorum diyenler… Toplanın!

Sathorn Unique Tower (Ghost Tower)

Bangkok’un terkedilmiş bir gökdeleni. Meşhur Ghost Tower. Hayalet gökdelenin inşaatı Tayland’ın ekonomik olarak büyük kalkınma yaşadığı 90’lı yılların başlarına denk gelmektedir. 49 katlı, varlıklı vatandaşlar için tasarlanmış modern bir tesis olması gerekirken, 1997’deki Asya Krizi nedeniyle yalnızca %80’i tamamlanmış olan bu inşaatın devamını getirememişler. Bir söylentiye göre de, binanın zemininin eski bir mezarlık üzerine atıldığı ve bu lanet sebebiyle tamamlanamadığına inanılıyor.  O yıllardan beri genellikle Bangkok’un muhteşem manzarasını görmek isteyen kaşifler ve aksiyon severler için biçilmiş kaftan. 2014 senesinde bir fotoğrafçı binanın katlarından birinde kendini asmış bir gezgin cesedi buluyor. Daha sonra da binaya girmek yasaklanıyor. Fakat kapıda duran güvenlik ile konuşup onun ruh haline göre ve biraz da rüşvet verip içeri girilebiliyor. Biz de biraz adrenalin, biraz da Bangkok’u ayaklarımızın altında hissetme amacıyla gökdelenin yolunu tuttuk.

Güvenlikle ne kadar konuşsak da, dil döksek de, o gün içeri alamayacağını söyledi. Yarın dedi.  Biz de anca dışardan görüntüleyebildik.

Airplane Graveyard

Burası park gibi bir arazinin içinde yer alan 3 adet uçaktan (Boeing 747 ve 2 McDonnel Douglas MD-82) ve parçalarından oluşan bir uçak mezarlığı. Ghost Tower gibi kapısında bir kilit ve bir de görevli var. Görevliden çok,  kalıntılar arasında yaşayan evsiz bir aile diyebiliriz aslında.

‘İçeri girebilir miyim?’ dediğinizde de sizi süzüp, verim gücünüzü belirleyip bir fiyat söylüyor. Pazarlığınızı yapıp giriyorsunuz. Ne kadar saçma bir aktivite diye içinizden geçirebilirsiniz. Dünyanın neresine giderseniz gidin, Budist tapınak bulup gezebilirsiniz, fakat düşmüş gibi parçaları savrulmuş ve terkedilmiş uçak bulup parçaları arasında gezme şansı biraz zor olsa gerek.

Gitmek için, Havaalanı Raylı Bağlantısı (Airport Rail Link) ile Hua Mak ya da Ramkhamhaeng istasyonuna yakın olduğundan, bu istasyonda inip, tuk-tuk ile trafiğin durumuna göre 5-10 dk içinde varırsınız.

Crocodile and Elephant Farm, Tiger Temple

Biz şahsen, hayvanların doğal ortamlarından koparılıp, doğal olmayan ortamlarda sergilenmesine, kullanılmasına, turist eğlencesi olarak adına ‘eğitimli’ denip, karakterlerine aykırı olarak genetik bilincin bastırılmasına karşıyız. Hayvanlara bunları yapanlar kadar, izleyenler ve bu tarz ‘eğitilmiş(!)’ hayvanlarla yapılan aktivitelere para veren turistler de bizim gözümüzde suçludur.

HAYALET GÖKDELEN (GHOST TOWER), TAPINAKLAR VE ÇİN MAHALLESİ – BANGKOK 1
AKREP YEDİK! TAYLAND GECE HAYATI VE NIGHT MARKET – BANGKOK 2

4 Yorum

  • Sevim

    Bayıldım anlatım diline tapınaklar harika ama en çok yüzen pazarlar çok ilginç geldi sırf orayı görmek için bile gitmek isterim

  • Ayça

    Bir gezi rehberi bu kadar iyi olabilir. Şuan bangkok ‘tayım ve rehberiniz açık bir şekilde geziyorum. Tavsiyeleriniz hepsi de çok başarılı ve gerçekten abartıdan uzak gerçegi yansıtıyor. Tebrikler, başarılarınızın devamını dilerim.

    • Aloha Dünya!

      Sevgili Ayça,
      Bu güzel yorumunla bizi ne kadar mutlu ve motive ettin bilemezsin. Çok teşekkür ederiz. Yazılarımızın sana yardımcı olması ve işine yaraması da ayrı bir mutluluk. Bangkok’un tadını çıkar!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir